15° AR RU EN TR
Arama Sonuçları

Ali Fuat BAŞGİL

1899  Çarşamba doğumludur.İlkokulu Çarşamba da, Ortaokulu İstanbul da bitirdi. Birinci Dünya Savaşı nın başlaması sebebiyle lise tahsilini yarıda bırakarak yedek subay teğmen rütbesiyle askerlik görevine başladı. 4 yıl Kafkas Cephesi nde savaştı. 1918 de Fransa ya giderek Lise tahsilini tamamladı. 1921 yılında Paris te Hukuk Fakültesi nde üniversite tahsiline başladı. Boğazlar Meselesi konulu tezi ile Doktor unvanını kazandı. Ayrıca Paris Siyâsî Bilimler Yüksek Okulu ile Sorbon Üniversitesi Edebiyat Fakültesi nin Felsefe Bölümü nden diploma aldı. Lahey Devletler Hukuku Akademisi nin kurslarına katıldı. Burayı bitirip sertifikasını aldıktan sonra 1920 de Türkiye’ye döndü. Millî Eğitim Bakanlığı Yüksek Öğretim Kurumu na Genel Müdür Yardımcısı olarak tâyin edildi. 1930 yılında Ankara Hukuk Fakültesi nde açılan imtihanı kazanarak Doçent oldu. Bir yıl sonra Profesörlüğe yükseldi. İstanbul Üniversitesi nin kurulması üzerine Anayasa Hukuku derslerini okutmak üzere bu üniversiteye geldi. Bu görevi sırasında Mülkiye Mektebi nde hocalık, İstanbul Yüksek İktisat ve Ticaret Mektebi nde müdürlük yaptı. 1937 de Hatay Cumhuriyeti nin Anayasası nı hazırladı. 1939 yılında Ordinaryüs Profesör oldu. Türkiye de ilk defa İş Hukuku derslerini ihdas etti, müfredat programını hazırladı ve hocalığını yaptı. 1938 – 1942 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı idi. 1947yılında Hür Fikirleri Yayma Cemiyeti ni kurdu. 1952 de Pakistan da, 1959 da Ürdün de toplanan İslâm Kongreleri nde ve 1959’da Almanya da toplanan Hukuk Kongresi nde Türkiye yi temsil etti.

27 Mayıs 1960 İhtilâli nden sonra, Milli Birlik Komitesi tarafından, 147 öğretim üyesi içerisinde üniversiteden uzaklaştırıldı. Daha sonra 147 lerin özel bir kanunla üniversiteye dönmelerine imkân sağlanmasına rağmen Başgil, konuyu bir haysiyet meselesi olarak kabul ettiğinden dönüş hakkını kullanmadı. 10 Nisan 1961 de emekliliğini istedi ve politikaya girdi.

15 Ekim 1961 de Adalet Partisi Samsun listesinden bağımsız aday olarak Cumhuriyet Senatosu üyesi seçildi. Türkiye Büyük millet Meclisi nin açılmasından sonra Cumhurbaşkanlığı’na adaylığını koydu. Bazı baskılardan dolayı adaylıktan çekildi ve bunun akabinde de Cumhuriyet Senatosu üyeliğinden istifası istendi.. Daha sonra, Politikanın mizacına uygun olmadığı gerekçesiyle istifa ettiğini  açıklayarak konuyu kapattı. Yurt dışına giderek Cenevre Üniversitesi nde Türk Tarihi ve Türk Dili Kürsüleri nde başkan olarak görev yaptı.

1965 yılında, yaş haddinden emekliye ayrılarak Türkiye ye geldi. 17 Nisan 1967’de vefât etti. Kabri, İstanbul da Karacaahmet Mezarlığı ndadır.

Ordinaryüs Profesör Doktor Ali Fuat Başgil, hayatı boyunca ilmin haysiyetini ve şahsî vakarını korumasını bilmiş, bir Anayasa hocası ve hukuk adamı olarak gerektiğinde kanaatlerini sözlü ve yazılı olarak açıklamıştır. Siyâsî, sosyal ve hukukî sahalarda pek çok eser yazdı. Din ve laiklik konularındaki, 27 Mayıs İhtilâli hakkındaki görüşleri büyük ilgi uyandırmıştır.




Cavit ERSOY

15 Mart 1943 tarihinde Samsun da doğdu.Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi mezunu olup ,Musıki çalışmalarına 1959-1960 yıllarında lise öğrencisi iken başlamış ve kendi kendine yürüttüğü çalışmalarının yanında merhum Mustafa BESEN !den ud, nazariye,uslup ve teganni dersleri aldı.

Aruz ölçeğinin Türk Müziği bestelerine uygulanması konuları hakkında kapsamlı çalışmalar yaptı ,1969 yılında Samsun Musıkı Cemiyeti kurucuları arasında yer almış,cemiyette yönetim kurulu üyeliği,icra heyeti üyeliği,hocalık,şef yardımcılığı ve bir dönemde Şef olarak görev üslenmiştir.

Samsun Belediye Konservatuarı!nın kuruluşundan(1979) kısa süre sonra Türk Sanat Musıkisi İcra Heyeti Şefliğine getirilerek bu Konservatuarda günümüze kadar Uslup,Teganni,Nazariyat ve Solfej dersleri ,1982 yılında kurulan 19 Mayıs Üniversitesi TSM KOROSU nun Şefliğini üslenerek sahne ve TV konserleri verdi,

Beste çalışmalarına 1972 yılında sözleri Tamer Çağlayan!a ait olan ve TRT repertuarına giren ilk eseri Hicaz-Diyek (önce kor birkaç adım)isimli şarkı ile başlamıştır.Bugün 35 şarkı ve fantezisi TRT repertuarındadır.

TSM Çocuk arkıları ile TRT ve Devlet Başkanlığı yarışmalarında 3 mansiyon ödülü vardır.Ayrıca 2003 yılında Bursa Büyükşehir Belediye Konservatuarı TSM Şarkı yarışmasında mansiyon ödülü almış,2004 yılı TRT Alaturka Beste yarışmasında 1 şarkısı finale kalmış,Kültür Turizm Bakanlığının 2005 yılında açtığı ( Az Kullanılan Makam Ve Usullerde Beste Yarışması)ında 4 eseri ödül kazanmıştır




Cemal SAFİ

1938 yılında Samsun da doğdu. Babası merhum Mehmet Safi, annesi merhume Ayşe Safi dir. Öğrenimine Sakarya İlkokulu nda başladı. Samsun Sanat Okulu nda son verdi. Şiire ilgisi küçük yaşlarda başladı. Ancak 40 yaşına dek fazlaca dışa açılmadı. 1978 yılından sonra ismi değişik çevrelerde duyulmaya başladı. Başta sevgi olmak üzere hemen her konuda şiir yazmaktadır. Ayrıca taşlamaları geniş çevrelerde bilinip okunmaktadır. İlk şiirlerini Orhan Gencebay besteledi. 1990 yılında, Rüyalarım Olmasa, 1991 yılında, Vurgun adlı bestelerin güftekarı olarak iki yıl ard arda yılın şairi seçildi. 1990 yılında müzikli bir şiir kasedi çıkardı. 1993 yılına kadar yazdığı şiirleri, Vurgun adlı ilk kitabında yayınladı. İkinci şiir kitabı ise Sende Kalmış tır. Şairin bu güne kadar 40 tanesi Orhan Gencebay tarafından olmak üzere, 150 civarında şiiri bestelendi. Şair, yaz aylarını geçirmekte olduğu Akçay da her yıl Akçay Şairler ve Bestekârlar Festivali ni organize ederek, şiire olan katkısını sürdürmektedir. Cemal Safi evli ve üç çocuk babasıdır. Eserleri: Şiirlerinin bir bölümünü topladığı, Vurgun (1978), Sende Kalmış (2000) ve Kıyamete Kırk Kala (2002) adlı kitapları yayımlandı.



Ferdi AKARNUR

Ferdi Akarnur, 27 Ocak 1946 tarihinde Samsun da dünyaya geldi.

İlkokulu Fazılkadı İlkokulu nda okuduktan sonra Namık Kemal Ortaokulu nu bitirdi. Ardından Sanat Enstitüsü Motor Bölümü nden mezun oldu.


Tiyatro ile ortaokulda tanışan Akarnur ilk rolünü Reşat Nuri Güntekin in tek perdelik İSTİKLAL oyununda aldı. 1966 senesinde Öğretmenler Derneği ile Samsun Oda Tiyatrosu nun kuruluşunda yer aldı.

1966 senesinde Samsun dan ayrılan Akarnur İstanbul a gelerek Orhan Erçin Tiyatrosu nda profesyonel oyunculuğa başladı.

Askerlik görevini Sivas da yaptıktan sonra Ankara Oyuncularına, ardından Lale Oraloğlu tiyatrosu ve 1980 senesinde de Levent Kırca tiyatrosuna katıldı.

1992 senesinde Yasemin Yalçın Tiyatrosu’na katıldı. 2006 senesinde Asuman Dabak ın kurduğu Tiyatro Komedi de Papaz Kaçtı oyununda rol aldı.

2002 – 2014 yılları arasında Birol Güven yapımcılığında çekilen Çocuklar Duymasın adlı dizide başrollerde  rol aldı.

2014 senesinde başrollerde Hande Soral, Serkan Şenalp ın oynadığı  Birleşen Gönüller isimli sinema filminde Fikret Hakan ile beraber oynadı.

Ferdi Akarnur iki çocuk babasıdır.




Ferhan Şensoy

6 Şubat 1951 tarihinde Samsun'un Çarşamba ilçesinde doğdu.Yazar, tiyatro oyuncusu ve yönetmeni.1972'de gittiği Fransa'da Sahne Sanatları Yüksekokulunu bitirdikten sonra Magic Circus'da yönetmen yardımcılığı görevini üstlendi. 1975'te Türkiye'ye döndü ve Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu, Nisa Serezli-Tolga Aşkıner gibi topluluklarda çalıştı. Bilimum Haneler(1975), idi Amin-Avanta Lavanta (1976), Dur konuşma sus söyleme(1977), Bizim Sınıf (1977) gibi oyunları Devekusu Kabare, Ali Poyrazoğlu, Tuncay Özinel tiyatrolarında sahnelendi. Şensoy bu dönemde televizyonlardaki skeçleriyle de geniş bir izleyici kitlesine ulaştı. 1978-79'da Ayfer Feray Topluluğuyla turnelere çıktıktan sonra 1980'de Yapı Endüstrisi Merkezinde Ortaoyuncular topluluğunu kurdu. O yılın sonunda küçük sahneye geçen topluluğuyla, bes yıl süreyle oynanan Şahları da vururlar, Kahraman bakkal süpermarkete karsı, Kiralık oyun, Anna'nın yedi ana günahı, içinden tramvay geçen sarkı, Ferhangi şeyler, istanbul'u satıyorum, Kiralık Padişah gibi kendi yazdığı oyunları sahneledi ve oynadı. Şubat 1987'de Muzır müzikal oyunu, Egemen Gösteri Merkezinde (eskiden şan tiyatrosu'ydu) çıkan kuşkulu bir yangın sonucunda yapı kullanılmaz hale geldi. Keşanlı Ali Destanı'nı sahneledi. Bu arada Kel Hasan'dan , İsmail Dümbüllü'ye, ondan da Münir Özkul'a geçen simgesel kavuğu Özkul, Şensoy'a devretti. Şensoy eski ses tiyatrosunu düzenleyerek, Ses 1885 adıyla yeniden gösterilere açtı.Şensoy yazdığı ve sahnelediği sıradışı oyunlarda daha çok dil inceliklerine dayanan mizah öğelerini kullanarak güncel konulara eleştiriler getirmiştir. Geleneksel Türk tiyatrosundan epik tiyatroya kadar çeşitli uslüplardan izler taşıyan bu çalışmalarıyla 20. yüzyıl sonlarında Türk tiyatrosunda kendine özgü bir yer edinmiştir. 




Hikmet KARAGÖZ

Karikatürist, tiyatro sanatçısı. Samsun un Vezirköprü İlçesi nde doğdu. İlk ve ortaöğrenimini İstanbul'da yaptı. 1964 te Ulvi Uraz Tiyatrosu nda sahneye çıktı. Daha sonra çeşitli tiyatrolarda çalıştı. 1970 te sokak karikatürcülüğüne başladı. Uzun süre tabelacılık yaptı. Karikatür sergi ve yarışmalarına katıldı. 1979 da İnşaat Mühendisleri Odası nın Çevre Sorunları  konulu yarışmasında ikincilik ödülü aldı.bir çok dizide rol almıştır.



Hüseyin Avni Lifij

1886 Hüseyin Avni (Lifij) Samsun ili Lâdik ilçesine bağlı Karaaptalsultan Köyünde doğdu. 1887 Ailesi İstanbul da Rumeli Hisarına yerleşti. 1893 1893-1896. İlk öğrenimini Fatihte, Aşıkpaşa mahallesindeki mahalle okulunda yaptı. Bu okulda resim ve müzik dersleri ile ilgilendi. 1896 1896-1898. Orta öğrenimini Nadir Beyin Şehzadebaşındaki  Numune-i Terakki Mektebi nde yaptı. İdadi mezunu bir kişiden ilk Fransızca dersini aldı. 1898 1898-1900 arası hasta olduğundan okula gönderilmedi. 1901 Nafıa Nezaretinin Demiryolları Müdürlüğü nde işe girdi. Fransızca öğrenmek için  Alyans İsraelit  okuluna kısa bir süre devam etti. İskender Ferit Bey den özel Fransızca dersi almaya başladı. 1903 1903-1904. Fransızca dersleri devam etti. Anatomi öğrenmek için Mülkiye Tıbbıyesi ne, boya tekniğini öğrenmek için de  Eczacı Mektebi nin Fizik ve Kimya derslerine dinleyici öğrenci olarak katıldı. 1906 İskender Ferit ve yeni tanıştığı Henri Prost, resimlerini Müze Müdürü Osman Hamdi Beye götürmesini önerdiler. Genç ressamın pipolu oto portresini beğenen Osman Hamdi Bey, bundan sonra yapacağı resimleri kendisine göstermesini istedi. 1908 (İkinci Meşrutiyet). Hüseyin Avni, Müze Müdürü Osman Hamdi Bey tarafından Abdülmecit Efendiye, resim tahsili için Paris e göndermek istediği öğrenci adayı olarak tavsiye edildi. Genç ressam, aslında 1906 da gerçekleştirdiği pipolu kendi portresini 1908 olarak tarihleyip imzalayarak Abdülmecit Efendi nin beğenisine sundu. 1909 Elde bulunan yazılı belgede kendi açıklamasına göre sanatçı 11.1.1909 da Fransaya hareket etti. 26 Şubat 1909 da Pariste  I Ecole Nationale Speciale des Beaux-Art dan kurları izleme belgesi aldı ve Cormon Atölyesinde resim çalışmalarına başladı. 1909-1912. Ressam Guillonnet ve Ressam Andre Lecomte Du Noüy ile dostluk kurarak arada atölyelerine devam etti. 1912 İstanbul a geri çağırıldı. 1912-1914. İstanbul Sultanisi nde (İstanbul Erkek Lisesi) resim öğretmeni olarak görev yaptı. 1915 Kandilli İnas Sultanisi nde (Kandilli Kız Lisesi) Fransızca öğretmenliği yaptı. 27 Ekim. Pariste Louvre Müzesinde sanatçı tarafından kopyası yapılan Luca Giordano nun Mars ile Venüs tablosunun kopyasının da bulunduğu koleksiyon Güzel Sanatlar Okulunda toplandı ve okulun büyük salonu ile yanındaki odada sergilendi. 1916 İlkbahar 1. Galatasaraylılar Yurdu Resim Sergisi ne iki resim ile katıldı. 26.7.1916. Hilal Gazetesi nde (No.418) Le Mouvement Artistique, I Exposition de Peinture du Galata-Saraililar-Yourdou  başlıklı yazısı yayınlandı. 1917 Sonbahar. İstanbul’da Galatasaraylılar Yurdunda açılan Savaş Resimleri ve Diğerleri  Sergisi ne, 20 resim ile katıldı. 1918 Şubat-Mart. Orient Litteraire in idare kısmında düzenlenen ilk sergi, Avni Lifij in kişisel sergisi oldu. (Desenler, yağlı boyalar). (28/2/1918. Orient Litteraire de Jean Elle in sanatçı hakkında makalesi, 3/3/1918. Orient litteraire de Notre exposition adlı makale.) (Mütareke.) Davutpaşa Orta Mektebinde Fransızca öğretmenliği yaptı. VİYANA’da sergilenen Savaş Resimleri ve Diğerleri Sergisi ne 18 resim ile katıldı. (Katalog der Ausstellung Türkischer Maler – 1918) 1919 11 Temmuz. Doktor İbrahim Şazi nin Kızı Harika Şazi ile nikahlandı. Galatasaray Resim Sergisi’ne bir resim ile katıldı. 1921 12 Mart. İçinde sanatçının da beş eseri bulunan hükümete ait olan 56 adet tablo, Maarif Kurulunun 12.3.1921 günlü mazbatası uyarınca Resim Eserleri koleksiyonuna katıldı. (Elvahı Nakşiye Koleksiyonu [Resim Tabloları Koleksiyonu], yazan: Müze Müdürü Halil Edhem, T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları Sayı 58, 1924) 1922 25 Mart. Doktor İbrahim Şazi nin kızı Harika Şazi ile evlendi. 16 Temmuz-Ağustos sonu. Türk ressamlar Cemiyeti Tarafından düzenlenen 4. Galatasaray Resim Sergisi’ne üç resim ile katıldı. Aynı yıl kurulan Serbest Resim Atelyesindeki sergiye 7 poşad ve 1 eskiz ile katıldı. Ekim. Bursa’ya Mustafa Kemal’i karşılamak için giden öğretmenler arasında sanatçı ile birlikte eşi Harika ve eşinin kardeşi Heykeltraş Nijad’da bulunuyordu. Mustafa Kemal Avni Lifij i Ankara’ya götürdü ve Erkanı Harbiye de dört ay misafir etti. Sanatçı Ankaraya bu ilk ziyaretinde Mareşal Fevzi Çakmak ın portresini gerçekleştirdi. (Bugün Ankarada Milli Kütüphanede) Ankara dönüşü Karagün  ve Akgün  tablolarının hazırlık çalışmalarına başladı. Bir yıl sonunda söz konusu komposizyon tuvale uygulandı. (Bugün Ankarada Milli Kütüphanede) 1923 Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi Tezyini Sanatlar (Dekoratif Sanatlar) öğretmenliğine atandı. Ölümüne kadar Sanayi-i Nefise Mektebi Alisi Tezyiniye Muallimi olarak görevde kaldı. Mareşal Fevzi Çakmak Mesaide tablosunu gerçekleştirdi. (Bugün İstanbul Resim ve Heykel Müzesinde) 1924 Halil Edhem in  Elvahı Nakşiye Koleksiyonu  (Resim Tabloları Koleksiyonu) kitabı T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Yayınlarda (Sayı: 58) yayınlandı. 1925 26.12.1925. Sanatçı Sanayi-i Nefise Mektebi Alisinden Fransaya gitme iznini aldı. 1926 15.2.1926 – 14.3.1926 arası sanatçı tekrar Paris te. Maurice Meys in konferansına davetli olarak gitti.



Levent Kırca

Aydınlık Gazetesi yazarıdır. İlk kez 1964'te Ankara Devlet Tiyatrosu'nda sahneye çıktı. Ankara Birlik Tiyatrosu ve Halk Oyuncuları'nda çalıştı. Nasreddin Hoca Oyun Treni, Siz Olsaydınız Ne Yapardınız?, Bu Oyun Nasıl Oynanmalı?, Sağlık Olsun!, Ne Olur Ne Olmaz gibi televizyon dizilerinin yapımcılığını üstlendi.

1978'de Altınşehir adlı filmle sinemaya geçti. Ne Olacak Şimdi? ve Mavi Muammer adlı filmlerde oynadı. Hodri Meydan Topluluğu adlı Tiyatro Grubu'nu kurdu. Eski eşi Oya Başar ile birlikte Güzel ve Çirkin ve Sefiller adlı oyunları sergiledi. Üç Baba Hasan, Kadıncıklar adlı oyunları sergiledi. 1988'de başlayıp 22 yıl süren Olacak O Kadar adlı televizyon programını hazırladı. İlk sinema yönetmenlik denemesini Son adlı filmle yaptı. Daha sonar Şeytan Bunun Neresinde adlı filmi yönetti.

1998 yılında Kültür Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı unvanını aldı. Saint Petersburg Bal Mumu Heykelleri Müzesi'nde heykeli olan nadir Türk sanatçılardandır.  1 Mart 2011 tarihinden itibaren yayın hayatına günlük gazete olarak devam eden Aydınlık Gazetesi'nin yazarıdır. Sanatçının ikisi ilk eşinden, ikisi de Oya Başar'dan olan 4 çocuğu bulunuyor.




Mehmet Aslantuğ

Samsun ili Çarşamba ilçesinin Dikbıyık mahallesinde dünyaya gelen Aslantuğ, anne tarafından Ubıh, baba tarafından Abzah olan Çerkes kökenli çiftçi bir ailenin 5. ve son çocuğu olarak doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini ise Terme ilçesinde tamamladı. 1978 yılında işletme fakültesine kaydını yaptırdı ancak öğrencilik yıllarında, Deneme Sahneleri nde başlayan oyunculuğunu, 1985 yılında, İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İşletme eğitimini bırakarak profesyonelleştirdi. 1993 yılında Detay Film'i kurdu. Arzum Onan'la evli. Can adında bir oğlu var.



Mehmet Özdilek( Şifo Mehmet)

Mehmet Özdilek (1 Nisan 1966; Ladik, Samsun), Şifo Mehmet lakaplı Türk teknik direktör ve eski futbolcu. Mehmet Özdilek, futbola Samsun Ladikspor'da başladı. Samsun Ladikspor'da amatör olarak burada oynarken 2. ligde mücadele eden Kahramanmaraş Spor Kulübü'ne transfer oldu. Çok başarılı bir sezon geçirerek takımının 1. lige çıkmasında büyük pay sahibi oldu.

Oyun stili ile dönemin Belçikalı yıldız futbolcu Enzo Scifo'ya benzemesi nedeniye kendisine bu futbolcunun adı antrenörü tarafından lakap olarak takıldı ve futbol hayatı boyunca Şifo Mehmet olarak anıldı.

Kahramanmaraş'taki performansı ile büyük takımların dikkatini çekti ve 1988 yılında aktif futbol hayatını tamamlayacağı Beşiktaş Jimnastik Kulübü'ne transfer oldu. 13 sezon boyunca aralıksız olarak Beşiktaş'ta forma giydi ve çalıştığı her teknik direktör tarafından ilk 11'in değişilmez oyuncusu olarak oynatıldı. Sadece John Toshack döneminde Galli teknik direktör ile bir sürtüşme yaşadı ve yedek oyuncu olarak bir dönem geçirdi.

Orta saha ve zaman zaman forvette yer aldı. Kısa boyuna karşın zamanlaması ve futbol zekası ile sayısız kafa golü atan Mehmet Özdilek, oynadığı 387 lig maçında 130 gol kaydetti. Bu rakam ona, tüm zamanlarda Türkiye Birinci Ligi'nde en çok gol atan orta saha futbolusu unvanını getirdi. Hayatında sadece bir kart yemiş olması, onun ne kadar centilmen biri olduğunu göstermektedir. Fakat bu kart, bir kırmızı karttı ve kariyerin sonuna doğru verilmişti.

4 Ağustos 2001 günü AC Milan ile BJK İnönü Stadı'nda oynanan jübile maçı ile aktif futbol hayatına son verdi. 

4 lig, 4 kupa, 4 Cumhurbaşkanlığı, 1 Başbakanlık ve 5 TSYD Kupası Şampiyonluğu yaşadı. 31 kez A Takım, 7 kez Olimpik olmak üzere Milli formayı 38 kez giydi. Son 3 yılında Beşiktaş'a kaptan olarak hizmet veren Mehmet Özdilek, futbolu bıraktıktan 10 gün sonra 1 yıl boyunca İngiltere'de antrenörlük ve yabancı dil eğitimi aldı. Newcastle United'da sportif direktör olan Gordon Milnesayesinde önce Bobby Robson sonra ise Alex Ferguson ile tanışma fırsatı yakalamıştır. İngiltere'de kaldığı süre boyunca kulüplerin yapılarını, sezon başı çalışmalarını ve transfer politikalarını incelemelerde bulunmuştur. 2004 yılında teknik direktörlüğe ilk adımını Malatyaspor'da attı 4 ay süren kısa deneyimi sonrası görevini bıraktı. 2005 Temmuz ayında Fatih Terim'in yardımcısı olarak Millî Takım antrenörlüğü görevine başladı. 16 Kasım 2005 günü İsviçre ile oynanan Dünya Kupası eleme maçından sonra İsviçreli bir futbolcuya taktığı çelme sonucunda çıkan olaylar sebebiyle 24 Kasım 2005 günü görevini bıraktı. 12 ay ceza yedi. Arada birkaç ufak takıma da gittikten sonra 2008-09 sezonunda Antalyaspor ile anlaştı. 2012-13 sezonunun 9. haftasında Fenerbahçe'yi Kadıköy'de 1-3'lük skorla yenerek Fenerbahçe'nin evinde 47 maçlık yenilmezlik serisine son verdi. Buna mutakıben çoğu spor yorumcusu ve eleştirmen tarafından Haftanın Teknik Direktörü seçildi.[4]

2012-13 sezonu sonunda Antalyaspor başkanı Hasan Akıncıoğlu'nun istifa etmesinin kararı ardından teknik direktör Mehmet Özdilek de istifa ettiğini açıkladı. Mehmet Özdilek, 2008 yılından 2013 yılına kadar Antalyaspor'u çalıştırdı. 2012-2013 sezonunun 8. haftası sonunda ligin son sırasına yerleşen Gençlerbirliği'nin başına 9. haftadan itibaren geçen Özdilek, kırmızı siyahlı ekibin başında 26 maça çıktı. Bu maçlar sonucunda topladığı 41 puanla ekibini Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş ve Kardemir Karabükspor'un ardından 5. sıraya kadar çıkaran Özdilek, Gençlerbirliği ile ligi 45 puanla 9. sırada tamamladı. Kulübün transfer politikası konusunda kulüp yönetimi ile anlaşamayan Özdilek, 26 Mayıs 2014'te karşılıklı anlaşma ile sözleşmesini fesh ettti.




Nebahat ÇEHRE

( 15 Mart 1944 – Samsun) Sinema sanatçısı.

15 yaşındayken Türkiye güzeli seçildi. Fotomodellik ve mankenlik yaparken gelen teklifler üzerine 1962 de sinemada ilk rolünü oynayarak profesyonelliğe adım atan sanatçı, kısa sürede bir çok film çevirdi. 1964 te Yılmaz Güney le tanışarak bir filmde rol aldı, 1966 da iki sanatçı evlendi. Bir süre sinemayı bıraktı. Yılmaz Güney den boşanınca tekrar kamera önünde yer aldı. Kendi deyimiyle çoğu ayağı yere basmayan filmlerde oynadı.  Bir çok  tv dizilerinde rol aldı.




Orhan Gencebay

4 Ağustos 1944 yılında Samsun’da doğan Gencebay, müzik hayatına altı yaşında iken klasik bati müzikçisi Emin Tarakçı Hoca'dan keman ve mandolin dersleri alarak başladı. Bir sene sonra yedi yaşında iken, kemandan sonra bağlama ile tanıştı. 12 yaşına geldiğinde ise diğer enstrümanlarla beraber tamburu da başarılı bir şekilde çalıyordu artık. Konservatuar sınavlarına giren sanatçı, sınavları kazandı ancak fazla devam etmedi ve ayrıldı. Ardından 20 yaşında, Ankara’ya gelerek Ankara Radyosu sınavlarına da girdi ve bu sınavları da kazandı. Fakat bu sınavdan sonra usulsüzlük yapıldı diye radyodan ayrıldı. İki yıl sonra İstanbul Radyosu'nun sınavlarına girdi ve bu sınavları da kazandı. 10 ay TRT'deki görevine devam etti ve kendi isteğiyle ayrıldı. TRT'den ayrıldıktan sonra babasının da işlerinin bozulması üzerine yeniden Samsun'a dönen Gencebay, çalışmalarını bu kez İstanbul Plakçılar Çarşısı’nda yoğunlaştırdı. Söz yazarı, besteci, yorumcu, bağlama sanatçısı olarak zirveye doğru uzanan basamakları bir bir çıkmaya başladı. Başarılı sanatçı henüz şarkıcı olarak tanınmadan önce de bir çok bestesiyle şöhret oldu. "Sevemedim Kara Gözlüm ", "Koca Dünya", "Sabır Taşı" adlı besteleri, besteci Orhan Gencebay'ın tanınmasına yetmişti. Hatta "Sevemedim Kar Gözlüm " adlı bestesi rekor kırdı ve 45 sanatçı tarafından plak yapıldı. Gencebay, ses sanatçısı olarak adını ilk kez "Başa Gelen Çekilirmiş" adlı 45'lik plağı ile duyurdu ve hemen ardından "Derdim Dünyadan Büyük" adlı plağı geldi. 1969 yılında "Bir Teselli Ver"'in satışını katlayarak kırdığı rekor nedeniyle çalıştığı plak şirketi tarafından "Altın Taç" ile ödüllendirildi. 1978 yılında yaptığı "Yarabbim" adlı plağı yurt içinde ve dışında yaptığı satışlarla rekor kırdı. 1971 yılında İstanbul Plak'a ortak oldu ve ilk plaklarının büyük çoğunluğu bu firmadan çıktı. Sanatçı, daha sonra Yaşar Kekeva ile ortak olarak Kervan Plak şirketini kurdu ve kardeşi Burhan Gencebay ile birlikte çalışmalarını burada sürdürmeye başladı. Yaşar Kekeva, Kervan Plak'tan ayrılıp kendi adını verdiği plak şirketini kurunca, Orhan Gencebay çalışmalarını kardeşinin ortaklığıyla Kervan Plak’ta sürdürmeye başladı. 1000’e yakın bestesi bulunan ve 400’ünü kendi sesiyle seslendiren sanatçı, 35 tane Yeşilçam filminde rol aldı. Orhan Gencebay'ın ilk evliliğini yaptığı Azize Gencebay'dan Altan adında bir oğlu dünyaya geldi. Ancak daha sonra Azize Gencebay’dan boşanan sanatçı, 1974 yılından beri Sevim Emre'yle birlikte hayatını sürdürüyor.




Orhan Hakalmaz

Bayburt kökenli olan Orhan Hakalmaz, 10 Kasım 1964’de Samsun'da doğdu. Müziğe olan ilgisi çok küçük yaşlarda başladı ve 6 yaşında bağlama çalarak sanat hayatına başladı. İlkokulu Samsun'da okuyan sanatçı, sekiz yaşında katıldığı Karadeniz Altınses Yarışmasında birinci oldu. On iki yaşında da İstanbul Radyosu amatör ses sanatçılığını kazandı ve bant yapma izni verildi. Bir çok kez TRT İstanbul Radyosunda "Çocuk Saati" adlı programa katılıp türkü söyleyip, bağlama çaldı. 1977 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı giriş imtihanlarını kazanarak öğrenimine başladı. Konservatuarda Nida Tüfekçi'nin öğrencisiydi. Aynı zamanda TRT İstanbul Radyosunda akitli sanatçı olarak göreve başladı. Yaklaşık iki sene çalıştı. 1988 yılında on bir senelik eğitimini bitirip mezun oldu ve aynı yıl İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı'nda öğretim görevlisi olarak göreve başladı. 1991 yılında İTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü THM Alanında yüksek lisans yaptı ve tez olarak "Ege Bölgesi Ağır Zeybeklerin İncelenmesi" adlı çalışmayı sundu. 1994 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı Korosunda şef yardımcılığı, daha sonra şeflik yaptı. TRT Radyosunun ve Devlet Konservatuarı'nın T.H.M. konserlerinde solist, korist ve bağlama sanatçısı olarak yer aldı. 2000 yılında İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı'ndaki görevinden ayrıldı. Halen albüm ve konser çalışmalarına devam eden sanatçı, sırasıyla Gönlüm , Kara Tren ,Destegül, Sevilir, Türkü Yolu albümlerini çıkardı. Sinan ve Ezgi adında 2 çocuğu bulunmaktadır. 




Sabri SARIOĞLU

26 Temmuz 1984 yılında Samsun un Çarşamba ilçesinde doğmuştur. Şu anda Galatasaray da futbol oynamaktadır. 2006-2007 Liverpool-Galatasaray Şampiyonlar Ligi maçında gerek hızı, gerek top kapışı, gerek ortaları, gerek asisti ile İspanyollar ve İngilizlerin dikkatini çekmiştir. Geleceğin yıldız adayları arasında gösterilen Sabri daha sonra oynadığı lig maçlarında kendini geliştirdiğini göstermiştir. Bursaspor maçında son dakikalarda 86 metre sürdüğü topu kaleci Ömer in üzerinden aşırtıp attığı golle dünya medyasının bile ilgisini çekmiştir. Sabri Sarıoğlu güçlü fiziği ve hızıyla Milli Takımda da görev almaktadır. 26 Ocak 2008 de Feldkamp tarafından Galatasaray futbol takımının kadrosundan çıkartılmıştır. 07 Şubat 2008'de Sabri nin Feldkampdan özür dilemesiyle tekrar kadroya girmiştir.



Tunju ÇOLAK

1963 Samsun doğumlu futbolcu. Türkiye Birinci Futbol Liginde bir sezonda en çok gol atan futbolcudur. Futbola Samsun Yolspor da başladı daha sonra Samsunspor da iki defa gol kralı oldu (1985-1986, 1986-1987). 1987 yılında da Galatasaray a transfer oldu. Galatasaray formasıyla 1987-1988 sezonunda 39 gol ile üçüncü defa gol krallığına ulaşırken hem Metin Oktay a ait bir sezonda atılan en çok gol rekorunu kırdı, hem de Avrupa da da en çok gol atan futbolcu oldu. 1988-1989 sezonu Şampiyon Kulüpler Kupası nda yarı final oynayan Galatasaray ın kadrosunda bulunan Tanju, Neuchatel, Xamax ve Monaco ya attığı gollerle takımı sırtlayan oyuncu oldu. 1990-1991 sezonunda dördüncü gol krallığına ulaştı Çolak ve bu kariyerinin zirve noktası oldu. 1991-1992 sezonunda Fenerbahçe ye transfer oldu. 1992-1993 sezonunda beşinci ve son kez gol kralı oldu. Yavaş yavaş kariyeri gerilemeye başlayan Çolak bir süre 2. ligde İstanbulspor da forma giydikten sonra otomobil kaçakçılığı sonucu hapis cezası alması yüzünden, 1994 te mecburen futbolu bıraktı. 



Ufuk ÖZKAN

Aslen Tekkeköy, Samsun ludur. Samsun un Tekkeköy ilçesinin Hamzalı Köyündendir. Samsun Belediye Konservatuarı Tiyatro Bölümünden mezun olmuş ve İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro Bölümünden de 2001 yılında mezun olmuştur. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında oyuncu olarak çalışmıştır. Tiyatro Kılçık İle 3 yıl Kabare Tiyatrosu yapmıştır. 2003 yılında BKM de Ölümsüz Aşk dizisinde başrol de yer aldı.Asuman Dabak Tiyatrosu nda da oyunculuğunu sahnelemiştir. Almanca ve İngilizce bilmektedir. Geniş Aile dizisinde Cevahir karakterinde rol almıştır. Nazan Güneş ile evlidir. Eren adında bir oğlu vardır.



Vedat Türkali

13 Mayıs 1919′da Samsun’da doğdu. Asıl adı Abdülkadir Pir Hasan’dır.Yüksek öğrenimini 1942′de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde tamamladı. Maltepe ve Kuleli Askeri Liselerinde edebiyat öğretmenliği yaptı. 

Rıfat Ilgaz’la birlikte Gar Yayınları’nı kurdu. 1960′ta “Dolandırıcılar Şahı” ile ilk senaryo denemesini yaptı. “Otobüs Yolcuları”, “Üç Tekerlekli Bisiklet”, “Karanlıkta Uyuyanlar” gibi önemli filmlerin senaryolarını yazdı. 1965′te senaryosunu yazdığı “Sokakta Kan Vardı” ile yönetmenliği de denedi. Kurgusu, anlatım tekniği ve gerçekçi yaklaşımıyla çağdaş edebiyatta bir aşama olarak nitelendirilen “Bir Gün Tek Başına”’yı Mavi Karanlık izledi. “Yeşilçam Dedikleri Türkiye” ve “Tek Kişilik Ölüm” ile roman uğraşısını sürdürdü. 

Başlıca Eserleri: 
Bir Gün Tek Başına (roman, 1974) 
Eski Şiirler, Yeni Türküler (şiirler, 1979) 
Üç Film Birden (senaryolar, 1979) 
Mavi Karanlık (roman, 1983) 
Eski Filmler (senaryolar, 1984) 
Bu Gemi Nereye (yazılar, anılar, 1985) 
Dallar Yeşil Olmalı (oyun, 1985) 
Tek Kişilik Ölüm (roman, 1989) 
Özgürlük İçin Kürt Yazıları (yazılar, 1996) 
Güven (roman, 1999) 
Komünist (anı, 2001) 
Yeşilçam Dedikleri Türkiye (roman, 2001) 
Bu Ölü Kalkacak (oyun, 2002) 
Dallar Yeşil Olmalı (oyun, 2002) 
Kayıp Romanlar (roman, 2004) 
Yalancı Tanıklar Kahvesi (roman, 2009)



Yıldıray Çınar

Yıldıray Çınar, dört çocuklu Bekir ve Ayşe Çınar çiftinin son çocuğu olarak 1940'ta Samsun'da doğdu. Halk tarzında türküler yazan babasının da yönlendirmesiyle dokuz yaşında saz çalmaya başladı. Yaşını büyüterek askerliğini bahriye olarak Gölcük'te yaparken, Adnan Menderes'in İspanya seyahati sırasında kendisine Çarşamba'yı Sel Aldı türküsünü okur. Menderes türküyü beğenir ve Çınar'a radyoyu denemesini söyler. 1959 yılında askerliğini yaptıktan sonra tekrar Samsun'a döndü ve Çiftlik caddesinde bir dükkan açarak bağlamanın yanı sıra birçok enstrüman dersi verdi. 1962'de TRT Ankara Radyosu'nun açtığı sınavı kazandı. Yurt çapında tanınmasıyla birlikte radyo programları, yurtdışı turneleri, plak ve film çalışmalarını bir arada devam ettirdi. 1969'da Kıbrıs'a giderek Türk askerine, türküleriyle moral verdi. Çarşambayı Sel Aldı, Sarmaşık Bülbülleri, Aman Dünya Ne Dar İmiş ve Şen Ola Düğün en çok bilinen türküleri olan Çınar, 12 altın plak ödülü sahibi oldu.

Çınar, sinemaya 1965 yılında Aman Dünya Ne Dar İmiş filmiyle başladı. 1980'lerin sonuna kadar devam ettirdiği sinema kariyerinde 40'a yakın filmde rol aldı.[3]

Çınar hayatının son zamanlarında medyadan uzak kalmayı tercih etti. Yıldıray Çınar, 2003 yılında Amyotrofik lateral skleroz (ALS) hastalığına yakalandı. Çınar, 29 Mayıs 2007'de 01.40 sıralarında tedavi gördüğü OMÜ Tıp Fakültesi'nde 67 yaşındayken hayatını kaybetti. Cenazesi bir gün sonra Samsun Büyük Camii'de öğle namazının ardından kılındıktan sonra, vasiyeti üzerine Asri Mezarlığı'ndaki babasının yanına defnedildi. 

İstanbul'da iki Samsun'da da bir sokağa ismi verilen Çınar'ın, ölümünden sonra Çarşamba'ya "Çarşambayı Sel Aldı" türkünün hikayesinin anlatıldığı yaklaşık 15 metrelik bir rölyef dikildi. İlkadım ilçesinde bulunan Çok Amaçlı Gençlik Merkezinin ismi de Yıldıray Çınar Kültür Merkezi olarak değiştirildi. 




Yıldırım BEKÇİ

1959 yılında Samsun da doğdu, müziğe 1974 yılında Samsun Musiki Cemiyetinde başladı ve burada yaklaşık ili yıl eğitim aldı.

Şef Taner Çağlayan yönetimindeki koroda iki yıl çalışır,Cavit Ersoy’dan ders alır. Ardından İstanbul Belediye Konservatuarını kazanır. Buradaki öğreniminin yanı sıra Üsküdar Musiki Cemiyetine devam eder. Hocası Emin Ongan’dır.1981 de Ankara Radyosunun sınavını kazanır 1989 yılına kadar orda görev yapar.1989 yılında İstanbul Radyosuna geçerek 1997 yılına kadarda orada çalışır.





Paylaş :

Detaylı bilgi ve yeniliklerden haberdar olmak için E-Posta adresinizi ekleyin.